Bu yazı web sitesi olanlar ağırlıklı olmak üzere blog yazarları içindir. Aşağıdaki yazıyı yazan kişinin uzun zamandır gözlem yapan ve teknolojik trendleri iyice takip eden birisi olduğunu gözönünde bulundurarak, kimseyle bir alıp veremediği olmadığını bilerek okuyun lütfen.
Blograzzi’den neden ayrıldım? Daha önce günün blogu da seçilmiştik üstelik öyleyse neden şimdi? Puanım düştü de kızıp ayrılmaya mı karar verdim ![]()
Elbette bu kadar basit değil cevap. Site 26. ile 50. site arasında gidip geliyordu. Yani yerimiz gayet iyidi.
* Blogların yarıştığı, herkesin birbirine yardım etmesi ve sorunları konuşması gerekirken işin dönüp dolaşıp puana sıralamaya gelmesine. İlk 20′ye 1 puan verip cezalandırmanın dolayısıyla kıskançlığın ve gizli çekişmenin öne çıkması yüzünden.
http://www.blograzzi.com/ForumDetay.aspx?discussionid=326
* Pilli network’ü çok çok sevmeme rağmen binlerce üyesi, yüzbinlerce okuyucusu olan ağır siklet sistemlerin (bence blog değiller network demek daha doğru), geri kalan binlerce zavallı blog sitesiyle aynı kulvarda yarıştırılıp sonra ebediyen ilk 10 içinde kalmalarından başka birşey olabilirmiş gibi diğerlerini beklentiye sokmayı saçma bulduğumdan
* Tüm blogların %80′inin açılmasını sağlayan ve ekibini de çok sevdiğim ve hayranlık duyduğum üstelik bir kısmı yıllardır dostum. -Yani kötü niyet yok – WordPress Türkiye’nin bir blog kabul edilmesinin tuhaf olacağından. Yüzyıl da geçse bence birincilikleri değişmez. Haketmiyorlar mı? Kesinlikle hakediyorlar. Ben de en yüksek puanı vermiştim.
Ama yine de kesinlikle bir blog değiller. Open Office Türkiye neyse, onun gibi bir kuruluşlar.
* Yine bir topluluk portalı olan Limk’in, pilli network siteleri için yazdığım şekilde kurum olarak kabul edilmesi gerektiğinden.
* Yine bir topluluk portalı olan MMistanbul hepsi arkadaşlarım olduğu halde blog değildir.
* Günün blogu uygulaması ile her gün bir site seçiliyor ama on yıl boyunca kendilerine sıra gelmeyeceğini buna rağmen bekleyeceklerini bildiğim bloglara üzüldüğümden
http://www.blograzzi.com/ForumDetay.aspx?discussionid=212
* İnsanların sırf birileri kendilerine iyi oy versin favorilerine eklesin diye hiç tanımadıkları popüler sitelere, özelden, yorumdan bir şeyler yazmasından.
* Arkadaş çetelerinin:) oy verme gruplarına dönüşmesinden.
* “Ali kıran baş kesen” dediğim estetiği olmayan blograzzi istatistik eklentisi ve sitelerin sidebarlarının popülerlik yarışıyla ziyaretçilerin hiç anlamadığı anlamsız blograzzi reklamlarıyla dolmasından.
* Gerçekten çok ama çok okunan ve hizmet edenlerin değil, popüler olmanın ateşiyle oynayanların en başta olmasından
* Blograzzi yi tamamen ticari bir sistem olarak gördüğümden (Bütün bunlarda ve çalışmalarda takdir ettiğim Arda Kutsal’a yönelik bir saygısızlık ya da karalama amacım yok. Sadece sistemi incelediğimde karşıma tüm doneler bunu getiriyor)
* Güneşin Tam İçinde’nin çekişmelerle borsa puanlarıyla işinin olmayacağını uzun uzun düşündükten sonra tam olarak kavradığımdan.
Blograzzi’den ayrıldım.
Bu yazıda anlaşılmasını en çok istediğim şeyler:
Az çok benimle tanışanlar kişiler ve kurumlar hakkında kötü amaç gütmediğimi ve hizmet ve yardımın benim için birinci olduğunu bilirler. Dolayısıyla hafif, zamazing.org, WordPress Türkiye ve adını saydığım saymadığım tüm siteler yazılarımda link verdiğim her gün okuyup saygı duyduğum sitelerdir.
Aynı şekilde benim gibi düşünmeyen ve blograzzide devam edeceklere yönelik hiçbir sözüm yok. Görüş ve kararlarına aynen saygı duyuyorum. Bu yazıya gelecek yorumların da bütün bu açıklamalarımı ve iyi niyetimin kesinliğini anladıktan sonra yapılmasını rica ediyorum.
Uzun lafın kısası ben yarıştan çekiliyorum. Sadece yazılarıma odaklanıyorum. Bitiş çizgisine varan bir zahmet bana bir mektup yollasın.:)
Not: Lütfen benden izinsiz şekilde başka bloglara yapıldığı gibi Güneşin Tam İçinde sisteme tekrar eklenmesin. “Sahip çıkılmamış blogların” izinleri dışında sistemde bulunmalarını da hukuksuz buluyorum. Bakınız.
http://www.blograzzi.com/blog/ferruh.mavituna.com
http://www.blograzzi.com/blog/www.zamazing.org
http://www.blograzzi.com/blog/www.fazlamesai.net
http://www.blograzzi.com/blog/portakalagaci.com
http://www.blograzzi.com/blog/www.mmistanbul.com
….
Sonradan Ek: Blograzzi yayın hayatına son vererek Bloxoo oldu. http://www.bloxoo.com/
SÜLEYMAN SÖNMEZ









Merhaba, adım 















Yazına %100 katılıyorum. Blograzzi haksız rant sağlayanların sistemi oldu artık. Zira isteyen herkes birbirine kötü oy veriyor. Kendi bloglarıma bakıyorum bir gün 97.ci diğer gün anında 114.cüyüm. Blogumun kalitesiz olmasından mı kaynaklanıyor? Hayır
Birkaç dangalak işbirliği yapıyor. Kaldı ki birçok sahte üyelik var… (Hatta kendimde açmış ve beni alt sıralara düşürenlere karşı savaş açıp üst sıralara geri çıkmak için sonra baktım olmuyacak “yerim blograzzisini ya” demiş vazgeçmiştim) Onlar önlerine gelen 1 puan verip kötüleyerek iyi yazarları düşürüyorlar.
Blograzzi gibi bir site olmalıdır doğru. Ancak bence bir blogu belli başlı değerlerine bakmalı
Misal:
İçerik girilme sıklığı %75
Blog dizayn güzelliği %15 (Bunu kullanıcılar oylamalı)
Blog kullanılabilirliği %5
Üye oyları %5
etkileme gibi bir oran yapılmalı. Ve kullanıcıların oyları bence 2. hatta 3. planda durmalıdır. Zira insanoğlu kindardır. Kürsüyü ister. ilk 10a girmek için çabalarlar ve çirkeflikle de olsa başarırlar.
Düşüncem bu.. yazına katılıyorum. Davranışında da son derece haklısın. Başarılar..
Doğru söze ne denir? Ben de ayrılmıştım zamanında Blograzzi’den, ama benim ayrılış sebebim bu kadar teferruatlı değildi. Kısaca, Blograzzi’de olan orada kaldığından, ürettiğiniz içeriğe, sitenin trafiğine hiçbir katkısı olmadığından ayrılmıştım.
Sahiplenilmemiş blogların sistemde yer almasında bir hukuksuzluk görmüyorum. Blograzzi de Google, Technorati gibi bir internet uygulaması. Elbette siteleri listeleyecek, duyuracaktır.
İnternete Hoşgeldiniz, Social Networking’ e hoşgeldiniz
Ben blograzzi’ yi sevdim sevmemin nedeni beni okuyan insanların orada benim blogum hakkındaki yazılarını görebilmek oldu. Ancak konu ilk 10 a gelince ama Allah korusun, o tip işler yalan
ve gördüğüm gibi hocam sen de benimle aynı düşünüyorsun, en azından artık.
Ben her ne kadar kendi siteme yazılan yorumları okusam da açıkçası sırf bu yüzden üye olma gekesinimi bile bulmadım.
Bunu daha önceden zoque forumda da tartıştık, biz “Content is king” mottosu ile büyüyen bir nesiliz şimdiki nesilse “SEO is king”, “Ben ona yag cekeyim ki o bana link versin is king”, “öyle bir yazı yazayım ki herkes link versin, varsın içerik saçma olsun is king” vs. vs.
Konuyu umarım bölmemişimdir anlatmak istediğim blograzzi veya benzer yapılar blog veya sitelerin rating’ ine müdahale edilebilir bir şekilde yönelik çalışmalar yaptığında bu tip sonuçları beklemek normal olur.
“Güneşin Tam İçinde’nin çekişmelerle borsa puanlarıyla işinin olmayacağını uzun uzun düşündükten sonra tam olarak kavradığımdan”
işte budur. Bence blogcunun tek yapması gereken iş vardır, keyifli ve güzel yazılar yazmaya çalışmak. Bundan sonrası okuyucu sever, sevmez, linkler, linklermez, rater, ratmez
Umarım konuyu bölmemişimdir. Son olarak sahiplenmemiş bloglara gelince, ben kendimce bir sorun görmüyorum. Hatta dediğim gibi şahsen benim hoşuma gidiyor. Legal olarakta bir sorun olmaması lazım benzer işler yapan binlerce site var.
Serkan, ölçüm sistemine katılıyorum daha hakça. Ama dediğim gibi ben artık ilgilenmiyorum.
Avare, cidden, “ben sitenizi blograzzi’den görüp geldim” diyen sadece 5 – 10 kişi gördüm. Ama sisteme kayıtlı binlerce blog var neredeyse.
Ferruh, yazdığın detaylı yorum konuyu bölmek bir yana, bence yılların blog yazarı olarak içeriğin önemini anlattığı için çok şeyler katıyor. Yazdığına çok sevindim.
Gerçekten de dünyamız her geçen gün yaptığı işi sevemeyen ama o iş aracılığıyla ün, şan, para ve dünyalık kazanmak isteyen insanlarla doluyor. Çocuklara bunu öğretiyoruz.
Oysa bizim çocukluğumuzda ayakkabıları onaran “amcalar” vardı. O ayakkabı ustaları, sabırla saatlerce delikleri onarır ve şerefli bir iş yaptıklarını bilerek önünüzde eğilmez, müşteri kapma yarışına girmez kısacası (SEO’yu sallamaz. ) lostra zincirleri kurmak istemezlerdi.
Türk toplumu o zamanlar uzakdoğunun bilgeleri gibi hayatı ve yaşamdaki konumunu seven ve takdir için değil, hizmet için yaşayan çalışanlarla doluydu.
Şimdiyse piyango kazanırsan, ne yaparsın sorusuna, on kişiden 6-7′si “işi gücü bırakır gezer tozar yaşarım” oluyor. Dünyadaki yaşamsal nedenlerini, yemek içmek ve sonra bunları bir şekilde bedenlerinden atmak olarak görmek gerçekçi ve reel hayat biçimi sanılıyor. Oysa tek gerçek insanın ölümlü olmasının ve ne denenirse denensin ne kazanılır ne başarılırsa başarılsın içimzdeki hırs açlığının kapanmayacağıdır. O garip açlık, kazanarak değil anlaşılarak sona erer. Ancak ondan sonra insan asıl varlığını özünü işitmeye başlar.
Bütün bunlar birinci olmayı, benliği için değil daha çok insana hizmet etmek için fırsat görenlere söylenmemiştir. Zaten onlar bir şekilde benliklerini doyururken, aşırıya gitmemeyi ve egonun “küçük dağları ben yarattım” sözlerine gülmeyi bileceklerdir.
Yarıştan çekilme sebebim de işte bunları tekrar – çok şükür ki
– yeniden hatırlamamdır.
Eğer gerçekten ortaya güzel birşeyler konulmak için yola çıkıldıysa blograzziymiş, reklamlarmış, google da üst sıralara çıkmakmış bunlar zannederim önemini kaybediyor. Belli bir süreden sonra adsense gelirinden çok gelen yorum ve eleştiriler insann güzel şeyler ortaya koymasına neden oluyor. Ben şahsen sitemi hiçbir yerde reklamını yapmıyorum, benim sitemi sadece google aramasıyla ve arkadaşlarım bulabilir. İnternette ortaya Türkçe güzel birşeyler bulanabileceğini göstermek lazım.
Merhabalar,
Türk toplumu o zamanlar uzakdoğunun bilgeleri gibi hayatı ve yaşamdaki konumunu seven ve takdir için değil, hizmet için yaşayan çalışanlarla doluydu.
Süleyman hocam yine çok güzel bir tespit yapmışınız.
Sanırım buradaki sorunların çoğu bir millet olarak içimizde var. Biz değil miyiz bir anket olduğu için haketse de etmese sadece bizden olduğu için oy veren. Bizim aşağılık medyamız değil mi insanlara bir adet daha fazla daha diye her türlü soytarılığı yapmanın mübah olduğunu gösteren?
Etrafta bu kadar eğitimsiz adam olunca, herşey sidik yarışına dönünce, güzel bir amaçla başlanan bir projenin de bu hale gelmesi pek de anormal gelmiyor bana.
Blograzzi bana çok saçma geliyor. Saçma geliyor çünkü bloglar kendi aralarında yarışıyor da nasıl yarışıyor. Orada en çok aktif olan en şanşlı durumda olacak olandır. Ne yani ben orayı Google gibi her zaman kullanmak zorundamıyım ki ? Bence çok eksiği var.
Merhaba Süleyman bey,
Yazmış olduğunuz bu yazıya tamamen katılıyorum. Hatta bunun gibi bir yazıyı bende yazmayı planlıyordum desem yalan olmaz. Özellikle blograzzi forumlarında son zamanlarda açılan konularda sizin söylediklerinizin doğruluğunu tam anlamıyla kanıtlar nitelikte.
Her önüne gelen günlüğün ve günlük olmayan sitelerin kabul edilmesi, bunlardan rant sağlama çabaları vs…
Ayrıca özelden reklam yapmalar, forumlarda açılan konular arasında üstü kapalı site reklamları, bunlar gerçekten üzücü şeyler.
Burada tam da @Ferruh Mavituna’nın değindiği konular orataya çıkıyor. (Seo is king, Ben ona yag cekeyim ki o bana link versin is king… gibi)
Bence blograzzi yönetiminin kısa zamanda buna bir dur demesi gerekiyor. Aksi halde blograzzi gibi bir sitenin ömrünün pek fazla uzun olmayacağını düşünüyorum.
Cihan ben siteni geçenlerde buldum ve enteresan bir soluk da buldum
Gerçekten de bulunmak zaman alsa da, bulununca yapılan işin kıymeti ortaya çıkıyor.
Vehbi teşekkür ederim. Bir gün benlik gururun yoruculuğunu ve kaybettirdiği enerjiyi insanlık olarak anlayacağız. Sanırım bu yeryüzünde görülmemiş bir devrimin ilk adımı olacak.
Sinan Taga bir zamanlar eski Çin İmparatorları halkının yalnız karnını doyurmayı değil, ruhlarını da beslemeyi düşünürmüş. Bugünlerdeyse güven veren şefkatli anne ve baba figürlerini göremiyoruz yönetimlerde. Eski Çin’de ülkede çalınacak şarkıların notalarının yarattığı ruhsal duygular bile incelenirmiş. Bazı tınıların halkı sinirli yaptığı farkedilirse o şarkı yerine başkasını çalması rica edilirmiş şarkıcıdan
Şimdiyse medya, hırçın, aşırı ve sığ bir bakış açısını güzelim toplumumuza adım adım enjekte ediyor. Böylece kendi küçük çemberimizi bir kabile üyesinden farksız şekilde vahşice savunuyoruz. Bkz futbol maçlarındaki asil kavgalarımız.
Kayhanoviç, şöyle bir soru sorayım: Bir blog kanseri yenmenin en yeni ilacını anlatan bir bilimadamının olsun. Ve bu adam cidden işe yarayan bir ilaç bulsun. Ama dev ilaç kartelleri uzun süreli ilaç tedavileri yerine bu ucuz ilacın yayılmasına izin vermesin. Adamın ilacının test sonuçlarıyla oynansın. Olmayan yan etkiler var gösterilsin. Bilimadamı tek bir sayfalık tek bir blog açsın ve kimyasal formülü etken maddeleri ve üretim prosesini verip blograzzi’ye sitesini kaydetip, ortadan kaybolsın. Sizce şu anki haliyle blograzzi’da ilk sayfaya gelebilir mi? Bulunabilir mi? Hangimizin yaptığı bu işten daha önemli ki? Yazı yazmak mı tüm insanlığı kurtarmak mı? Ancak şu andaki sistemle o blogun ilk sayfaya gelmesi yüzyılı bulur. Çünkü blog ne aktif, ne pagerankı var, ne de Google’da bulunma şansı yüksek. Öyleyse bu sitenin değerini kim ölçebilir?
Şu anda pek çok güzel blogun bildiğimiz iki boyutlu ardışık sıralama ile kaybolduğunu düşünüyorum.
Oysa blogların dizilimi iki boyutlu değil “üç boyutlu kavram haritaları” şeklinde olmalıdır.
Yazınızla alakalı aklıma gelenleri bir dökmek istedim parça parça.
Büyük kitleye sahip sitelerin bu tür sıralamalar içinde yer alması zorunludur. Bildirgecin o listede yer almaması her eski blogcunun garibine giderdi eminim. Ben Blograzzi ilk açıldığında limk’i kaydettim ki sorumlu olabiliyim orada olanlardan. Sosyomat’ta da Facebook’ta da grup açmak gerekli oldu zaman içinde. Çünkü insanlardan talep var ve her yerin kullanıcısı da ayrı. Hatta bunları ana sayfaya yerleştirdim ki o ortamları sevenler aynı zevke sahip insanları tanısın diye.
En iyiler sıralamasına gelince, blograzzi ilk açıldığında sadece top list görüntüsündeydi, liste en tepede yer alıyordu başka da bir şey yoktu. Şu andaki şeklinde Önce günün seçme blogu, altında forum yazıları en altta da liste mevcut. Bu sizin ve hepimizin istediği, bloglamanın hakkını veren ve az bilinen yerleri tanıtma amacına daha fazla hizmet ediyor. Blograzzi’nin asıl ziyaretçileri blog okurları değil yazarları. Yazarların da asıl odaklanması gereken konu liste sıralaması değil, sitelerine yapılan yorumlar. Ben Limk blograzzi sayfasından epey eleştiri topladım ve yakında yayına girecek Limk 2.0 versiyonunda bunların çok katkısı oldu. Bu arada Limk’in blog olmadığını söylenmişti, tabii ki blogdur ama “tembel avrat blogu”.
Her ortamı olduğu gibi orayı da “hırs” bozar. Blog kişisel bir mevzuudur ve dediğiniz gibi her yazarın kendini yazılarına vermesi gerek. Hit kaygısı, yorumlanma derdi, 1 numara olma çabası eninde sonunda geri tepecektir. Eğer yazmaktan, paylaşmaktan zevk alınıyorsa ve beklenti olmadan üretiliyorsa her istenen olacak elbette.
Ayrıca topluluk sitelerini “mahalleden arkadaşlar” tavrıyla orada burada kullananlar elbette var ama o kadar bellidir ki o “kerata” siteleri hepimiz biliyoruz. Ben Limk adına ve hatta pilli network adına rahatlıkla bir oy verme çetesi oluşturulmadığını garanti ederim.
Blograzzi konusunda sanırım herkesin isteyeceği şey anasayfada daha fazla keşif blogu olmalı. 4 tane kutucuk içinde günlük tanıtımlar işe yarayacaktır. Artı forumlara önem vermekte fayda var.
Sonuçta tabii ki kendi sitenizin duruşu hakkında karar vermek yetkisi sizde. O ortamı size uygun görmeyip ayrılmışsınız ve yazdıklarınızdan rahatlıkla anlaşılıyor ki bir kötü niyet yok. Yalnız başka birisi sahiplenmeden ekleyebilir sitenizi
Dediklerine tamamiyle katılıyorum. Ancak bu anlattığın şeyler günlük hayatta da (iş ortamında,okul ortamında vs. vs.) var ki! Orada da ben çekiliyorum gidiyorum, kendi kendime kalacağım (yazılarımı yazacağım) mı diyeceksin? Elbette ki “Hayır”. Ben Blograzzi olmasa senin blogunla tanışamazdım. İyi şeylerin yanında kötü şeyler de mutlaka olacaktır. O yüzden bence Blograzzi’ye geri dön ve blog yazarlığına giriş yapan biz acemiler, seni orada görüp kaliteli içeriğe sahip sitenle tanışsınlar… Oradaki puan sistemini kim takıyor ki zaten?
Merhaba
Usta, yukarıda bahsettiğiniz konulardan birine kısmen değinmiştim de kimseden ses soluk çıkmamıştı. Ne faydası olur bilmiyorum da ben de blogumu çıkardım blograzziden. Madem bu şekilde bir tavır konulmuş ben de bu tavrı destekliyorum naçizane.
Saygılar, kolaylıklar.
Yazın gerçekten iyi olmuş. Fikrin ve tezlerin de çok tutarlı. Yalnız düşünce farkımız var diyebilirim. Ben de blograzziye üyeyim ama hiçbir zaman ilk 10′u geçtim ilk 1000′de olayım da ay sitem ilk başta pırıl pırıl görünsün istemedim.
Eminim ki benim siteme de blograzzi üzerinden gelenler vardır. Mesela Platformum’un bloğunu da ben ilk defa blograzzide gördüm.
Yine de fikrine saygı duyuyor hatta saygı duymakla kalmıyor destekliyorum da. Ama dediğim gibi ben hiç bir zaman ilk 10′da olmak için katılmadım oraya
Merhabalar,
Öncelikle Süleyman Abi, seni tanıdığım için hiç bir konuda üzerime alınmadığımı söylemeliyim. Olumsuz bir eleştiri gelecekse de senin gibi olsun, hiç dert değil.
Blograzzi ilk kurulduğunda katılıp kendimize ait blogları sahiplendik. O günlerde bu gibi tartışmalar içinde olacağını açıkcası öngörmemiştim. Kaldı ki bunu öngörmüş olsam bile katılırdım. Çünkü tartışılan bir çok noktası olsa dahi blograzzi bir ilk ve internetle ilgili sayılı girişimlerden biri. Sırf bu yönüyle desteği hakettiği kanısındayım.
Listelere fesat katılması , hesaplama mantığı gibi konularda eminim ki ekip sıkı bir şekilde çalışıyordur ancak bildiğim kadarıyla iki kişilik yazılım ekibinin karşısında üst sıraya tırmanmak isteyen binlerce blog yazarı var. Dolayısıyla bu uzun bir süreç alacaktır dite düşünüyorum.
Wrzl, limk sitesi yıllardır – pligg klonları öncesinden beri- sevdiğim bir site. Bir çok yazı da yollamıştım. Son zamanlarda tasarım bannerlarla kafa karıştırıcı olsa da
temelde işin mantığına uygun bir oluşum. Fakat blograzzi değil de siterazzi adıyla yayın yapıyor olsaydı yazıda belirtiklerime gerek kalmazdı.
Biraz daha netleştirmem gerekirse blog ve Collaborative blog (İşbirliği Bloglar) farklı şeylerdir. Belli bir komunity belli bir konuda yazıyorsa o blog farklı değerlendirilmeli.
http://en.wikipedia.org/wiki/Collaborative_blog
Yani blograzzi sistemi elmalarla armutları aynı listede istatistik teste tabi tutuyor. Oysa üniversite okumuş çoğumuz bliyor ki, bir örnek kütlenin standart sapmasının büyümesi, ortalama değerlerini gerçekçi sınırların dışına çıkarır. O taktirde örnek kütlede bölümlerin oluşması kaçınılmazdır.
İstatistik bilmeyenler için somutlaştırayım yirmi kişi alın ve yıllık gelir ortalaması çıkarın, tümünün maaşları bölü yirmi ile hesap hatalı çıkar. 19 kişi asgari ücretli 1 kişi Bill Gates ise ortalama çok yüksek çıkar. Bu ortalamanın hatalı olup olmadığını anlamak için standart sapma kullanılır.
Çok basit bir şekilde Blograzzi’deki binlerce sitenin standart sapması ile ilk 20 içindeki sitelerin durumu ortaya çıkar.
Matematiksel olarak Blograzzi’de iki bölüm olma mecburiyeti vardır. Topluluk blogları ve tekil bloglar.
Ancak böylece adil bir değerlendirmenin ilk adımı gerçekleşebilir. İkinci adım ise alt alta listeleme sırasında kimsenin gidip 15. sayfaya bakmamasıdır. O kişilerin tanınması bulunması için randomize rastgele gösterim yetmez. Bunun yerine klasik bir gelişigüzel listeleme rutini de olmalıdır.
Gürsu, günlük hayatta ne yaptığımı sormuşsun. Anlatayım, canla başla doğru olan ve hizmet için gereken neyse yapıyorum. Uyumuyorum, yemiyorum ve başarana kadar da durmuyorum. Ama eğer halen doğru inandıklarım erozyona uğruyorsa, vicdanımı dinleyip istifa ediyorum. Bakın 6 yıl idareci ve öğretmen olarak çalıştığım okulumdan tazminatsız, kendimi sağlama almadan, kavga etmeden gürültü patırtı çıkarmadan sessizce süratle çıkışım da böyledir. Şu an işsiz oluşumun nedeni de, doğruya olan tutkumdur. Üstelik ilk kez bunu dile getiriyorum. Öğrencilerim bile bilmiyor. Bir çoğu defalarca sordu. Hatta orada çalışan arkadaşlarım bile tam bilmiyor. Çalışma disiplinlerini bozmamak için konuşmadım. Dolayısyla bunların yanında blograzzi’den ayrılmak; nedenleri haklıysa çok da hayati olmuyor.
Bu sitenin kolay bulunduğunu düşünüyorum. Yeni blogcular da, okuyucular da Güneşin Tam İçinde’yi sevenlerin bloglarında verdikleri bağlantılarla / linklerle bize ulaşabiliyor.
Emir Alp doğrusu forumda gözümden kaçmış ama açtığın konu çok güzelmiş. Desteğin için teşekkür ederim.
Erhan, ilk 10′da olmaktan çok yapılan işin değerinin sayısal ölçümü önemli. Siz yaptığınız işin bedelini biçersiniz. Size bedel biçildiğindeyse bu çok bilimsel olmalıdır. Çok usta oyunlarla Technorati de Google da hatta Alexa da aldatılabilir. Ama bunları denemeyi onurunuz kabul ediyorsa elbette.
Eloy iyi ki geldin. Yazı boyunca seni çok sevdiğimden ifadelerimle, teknik bir analiz yaptığımı ve verdiğiniz hizmete ne kadar değer verdiğimi anlatmak için çırpındım. Ekibinizdekilerin gayretlerini çok iyi biliyorum. WordPress Türkiye kadar senin de çalışmalarını ve dürüstlüğünü biliyorum. Bu nedenle üzerinde durduğum önemli konu kollektif bloglarla, kişisel blogların ayrılması yönünde.
Gelip yazdığınız ve okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
Elbette sonuç olarak blograzzi yönetiminin ne düşündüğü önemli. Belki bir fikir belirtir ya da yeniden yapılanmayı düşünürler.
Blog ve wordpress kavramını artık birbirinden ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Zira blog, insanların günlük deneyimlerini , hareketlerini vs. yazdığı kişisel sitelerdir.
WordPress artık tamamen özelleştirilebiliyor.
Şimdi her wordpress altyapısı kullanan site blog mu
Ayrıca yazına da %100 katılıyorum…
Türkiye’de kişilerin oluşturduğu sistemlerin başarısızlığı ülkeyi yönetenlerden (geçmişte hüküm giyenler, hatta okuma-yazmayı bilmeyenler) tutunda spor-taraftar oluşum gruplarının birbirlerini saldırması gibi örneklerle bile rahatlıkla görülebiliyor.
Bana kalırsa Blograzzi çok demokratik ve net bir sistem çünkü tüm yetki kullanıcılarda ama işlemesi için sadece İsviçreli, Finlandiyalı blogcuların kullanması gerekir, çünkü bu milletler birbirlerine saygı göstermeyi biliyorlar.
Türk kullanıcılar ise çok net kuralları olan bir diktatörlüğü hakediyor olabilirler. Kurallara uymazsan dışında kalacağın, fazla eğrisi, sapması olmayan.
Bir de Türkiye’deki gerçek blog okur-yazar kitlesinin sayıca, katılımca çok düşük olması ciddi bir sorun. Bahsettiğiniz sapmalar küçük kitlelerde daha sık görülebiliyor sanırım (Türkiye’de kitle büyüse herşeyin daha kötüye gideceğini düşünüyorum ya neyse..).
Blograzzi çok fazla rakibi olmayan bir servis ancak ileride rekabet, çeşitlemeler oluştukça, herkesin kendisine uygun bir servis bulabileceğini düşünüyorum.
Madem Süleyman bey haklı, kalite için Siz ne yapıyorsunuz?
‘mi
(Türkçe için teşekkürler)
Ben de bahsettiğiniz bir konu üzerine bloglarımı oradan çektim. Herkes geliyor “fav ++ bana da beklerim”. “Süper blog” diyor yazıları okumuyor. Bir ara kapattığım bir blog vardı. O blogda yazı okunmuyordu ama adam ona da “Süper tasarım, çok incelikle yazılmış” demişti. Anlıyacağınız blograzzi bu gidişde blogsuz kalacak. Çok mu iyi sanki. Yeni alternatifler çıkıyor örneğin okunuyoruz.biz. Bu daha süper en azından fav ++ 5 puan gibi dert yok.
Aslında blograzzi düşünce ve proje olarak çok güzel bir servis ama gel gör ki Türkler her güzel şey gibi bununda anında i.. ediyor. Blograzziye forumunu kayıt eden de var. Mp3 sitesini kayıt eden de. Bir bloga 100 tane “çok güzel blog” diye yorum yapılıyor ama 100 yorumcudan 3-5 tanesi ancak bloga girip bakmış, diğerleri ben yorum yazayım da birisi de gelsin bana yazsın, üstlere çıkayım amacında. Bir de günün blogu saçmalığı var. Blograzzi forumunda da önceden çok tartışmıştık günün blogu hakkında. Çok kaliteli içeriği güçlü teması mükemmel bloglar var ama genellikle hiçbişeye yaramayan daha 3 gün önce açılmış içerik ve tema bakımından çok zayıf bloglar günün blogu olabiliyor..
Kesinlikle katılıyorum haklısınız. Ama ne yapılabilir ki?
Blograzzi blog ayrımını yapamıyorsa orda durmanın pek de anlamı yok haklı bir ayrılış.
Gülmekten yazamıyorum google blograzziye kaydolmuş
http://www.blograzzi.com/blog/www.google.com
Tebrikler. Ben bir türlü böyle detayları farkedemiyorum. Uyandırdığınız için teşekkürler.
[...] blograzzi yazısı: (1),(2) Kategori: Ivır Zıvır | Trackback | del.icio.us | Sayfanın başına [...]
Blograzziyi ilk çıktığında çok sevmiştim. Nihayet blog sahipleri bloglarını tanıtabilecekleri bir alana sahip oldular diye düşünmüştüm ama öyle olmadı. Güçlünün zayıfı ezdiği gerçeği burda da tecelli etti.
Esasen, eğer bunu yapabilecek bir babayiğit varsa benim şöyle bir önerim var.
Blograzzi türünde bir site yapılır. Siteye yeni açılan bloglara destek olunabilmesi için ancak belli kriterlerin altında yer alan bloglar kabul edilir. Mesela PR değeri 3 ve altında olanlar, yazılara yapılan yorum sayıları kriter olarak alınabilir. Ya da günlük aldıkları hit sayısı değerlendirmeye tabi tutulabilir. Belli bir hite ulaşanlar veya diğer kriterlerin üzerine çıkanlar bir süre sonra sistemden silinir.
İllaki de sistemden çıkmak istemeyenler için bazı kurallar getirilebilir. Mesela PR4 olmasına rağmen çıkarları nedeniyle sistemden çıkmak istemeyen blog, site yönetiminin tespit edeceği başka bir bloga link vermeye yönlendirilir. Bu şekilde de yine küçük blogların tanıtımı sağlanır.
Böylece, blog dünyasına yeni adım atmış ya da kaliteli olmasına rağmen SEO işinden anlamadığı için kendini bir türlü gösteremeyen ve büyük blogların altında sürekli ezilme tehdidiyle karşı karşıya bulunan bloglara da destek sağlanmış olur.
Bunlar sadece bir öneri. Böyle bir sistemi kuracak kişi daha başka kuralları veya kriterleri de mutlaka kendisi belirleyecektir.
Böyle bir sistemi yapabilecek düzeyde bilgiye sahip olsaydım mutlaka yapardım.
Çoğu fikre katılmakla birlikte, bu yapıcı eleştirilerin bir fayda sağlayacağına inanmıyorum. Çünkü blograzzi; ziyaretçi, popülerlik, pagerank, alexa kritik eşiklerini çoktan aşmış bir site.
Benzer fikirler bir çok site için söylenebilir. Önemli olan, eleştirilerden bir şey kapabilemektir. Ha kapmasa da blograzzi veya başka popüler bir komünite için sorun teşkil etmeyecektir. Google, yahoo, microsoft indeklemeleri onlara siteden ayrılan 3-5 kişiye karşın 10-20-50 kişi göndermeye devam edecektir.
Belki ciddi ciddi düşünmeye başlayacakları an, karşılarına bir rakip çıkması durumunda olabilir ancak. Çünkü rekabet kalite seviysini arttıran en önemi etkenlerdendir.
Zaten duymaya da başladık, blog yarışmaları falan… Bir de blograzzi tadında bir oluşum dedikodusu vardı bir ara. Bir daha ses seda çıkmadı.
Her şey daha iyi, daha kaliteli Türkçe İnternet için!
Tebrikler. Ben bir türlü böyle detayları farkedemiyorum. Uyandırdığınız için teşekkürler.
İşin acıklı tarafı nedir biliyor musunuz? Yetkili kişilerden hiç resmi cevap alamamak.
Mesela “Sizin gibi düşünmüyoruz bizce haksızsınız” bile bir cevaptır değil mi? Beğenmesek de cevaptır.
Onu bile alamıyoruz.
Kısacası konserlerde ” Tarkaaaaan!” diye haykıran kızlara Tarkan nasıl bakıyorsa, sanırım yekili kişiler de üyelerine blog yazarlarına öyle bakıyor.
İlgi alaka, güç ve para demek hayran üyeler.
Ama insan olarak değerleri sıfır. Çünkü insana değer veren yönetimler insanlara cevap yazarlar. Belki bin kişiye değil, ancak yüz kişiye bile olsa yazarlar. Bilmem anlatabiliyor muyum?
Bu yazı 2000 civarında blog yazarı tarafından okundu.
Ama tek yetkili yorum yazmadı.
Ayrılacağımızı açıkladıktan sonra bir çok blog ayrıldı. Hatta öyle bir dikkati kendilerine çekme telaşı yaşadılar ki bu bahsin burada başladığı bile unutuldu. Amaçları bu yazının aldığı tepkiyi gördükten sonra sansasyonel bir kendilerine dikkati çekmeye çalışmaktı.
Bu hiç hoşuma gitmedi. Çünkü bilimsel nedenler unutulup, duygusal bir tepkiye ve saçma bir blograzziden ayrılma modasına dönüştü. Yani ayrılanların nedenleri mantıklı olmalıydı. Öteki türlü sanki bir kamplaşma varmış gibi hareket edilecekti. İnanın bu son derece anlamsız bir olay olacaktı.
Şimdilerde konu hakkında yazanlar buradan aldıklarını aynen kopyalayıp aniden ilham gelmiş gibi yazıyorlar.
Konu intihalinden sonra “ilham intihali” yaşıyorlar.
Ama onlar bile bu eleştiriyi irdelemişken, konunun esas muhatapları cevap yazmaya tenezzül etmedi.
Dolayısıyla aradan geçen zaman çok doğru bir karar verdiğimi gösteriyor. Bu bir çok şekilde içiçe geçmiş ilişkiler ağında zarar görmemize çıkar ilişkilerinde ismimizin çaktırmadan çizilmesine, blogrollardan çıkarılmamıza, seminerlerde konuşmacılığı çağrılmaktan vazgeçilmesine yol açtı.
Daha neler neler. Ama canım yazmak istemiyor. Çünkü amacım bu değil.
Tekrar ediyorum istatistik bilimiyle bana bu farklı skaler büyüklüklerin nasıl aynı listede ölçülebileceğini bilimsel bir cevapla açıklamaları. Sanırım boşa bir bekleyiş.
Gün gelir yönetici olmanın halkla ilişkileri iyi bilmekten geçtiğini anlar belki insanlar.
[...] Neden mi? Sadece sidik yarıştırmaktan vazgeçtim. Neden arayanlara Süleyman Sönmez’in şu yazısını da referans göstereyim. Uzun uzun duygularımı dile getirmiş. Aşağı yukarı aynı [...]
Merhabalar, ben blograzziye yeni kayıt oldum ve sisteminin nasıl işlediğini bilmiyorum. Uzun uzun anlatmayacağım ama bir sebebten rahatsız oldum ve sistemden kaydımı silmek istiyorum bu konuda malesef hiçbir bilgi bulamadım ( eğer varsa ve ben görmemişsem kusura bakmayın ) bu konuda yardımınızı rica ediyorum blograzziden blogumu ve kullanıcı hesabımı nasıl silebilirim ??
Teşekkürler..
Uzun süredir Blograzziye girmiyordum. Dün şöyle bir bakayım dedim. Sanırım o da yolun sonuna gelmiş. Site açılmıyor bile.
Blograzzi son altı aydır kolej çocuklarının takıldığı cafeler gibi olmuştu aslında.Şu yaşamı umursamayan cahil kolej çocukları gibi yani.
Blograzzi kendi kendisini öldürdü.
Not: Birileri benimde bloglarımdan bir tanesini sisteme kayıt etmiş.Sadece gülüyorum.
Site açılmadığı için fireshot ile göstermek istedim.
http://img46.imageshack.us/img46/7838/blograzziie8.jpg
Selam… Ben blograzzide henüz yeniyim , ama şu yıldız davası varya işte bu dava öteden beri her sitede var diyebilirim . Daha öncede FK diye bir sitenin üyesiydim , oradada aynı sorunlar vardı. Benim anlayamadığım şu : siz bu siteleri açarken emek harcarken ve birilerine yoruma sunarken puan veya yıldız karşılığı olarak mı sunuyorsunuz…? Beğenen beğenir beğenmeyen beğenmez, isteyen çakar beş yıldızı , istemeyen , tenezzül etmeyen , kıskananda elini bile yıldızlara yaklaştırmaz aman yalnışlıkla basarsam , ya beni geçerse diye hain düşünenlerde olabilir elbette. Önemli olan sizin emeğinizdir , fikirlerinizdir, göktede çok yıldız var ama sadece bakıyoruz, bizlere bi faydası yok. Önemli olan sitenizde , bloğunuzda çevrenize faydası olacağını düşündüğünüz konuları işlemektir… Eğer bir kişi bile faydalanabiliyorsa işte emeğinizin karşılığı odur…(gizli teşekkürlerdir önemli olan)… ALLAH RAZI OLSUN aradığımı buldum denmesidir… Herkese selam ve saygılarımla, hayırlı Ramazanlar… CANAN (cano28)
[...] de burada Güneşim Tam İçinde adlı blogda bulabilirsiniz bunlardan başka ve benzer sebepleri… Etiketler: Blog, Blograzzi, [...]
Hakkınızda hayırlısı
Yeniden blograzzinin oluşumu bloxoo da gördüm sizi
http://www.bloxoo.com/blog/www.gunesintamicinde.com