Bir Köşede Sevgi Dilenmek

YAZAR: SÜLEYMAN SÖNMEZ | Tarih: 23 Eki, 2008 | Kategori: Yazılar | 962 kez okundu

Bazı insanlar vardır kendinden emin, başarılı… Tüm insanlar çevrelerindedir. “Bize baksın, bize birşey söylesin” diye dikkatini çekmek isteyen bir kalabalığın içinde yürürler. :) Cömertçe gülümser, huzurlu mutlu gülüşlerinin büyüsüne kapılıp giden bir kitleyle gökyüzünden geçen bulutlar gibi önünüzden geçip giderler.

sevgidilenmek Bir Köşede Sevgi Dilenmek

Fotoğraf: soylentgreen23 Creative Commons lisansı ile kullanılmıştır.

Sevgi açlığı Maslow’un ünlü gereksinimler piramidinde 4. basamakla temsil edilir. Kabul görme basamağı çoğu zaman en önemlisiymiş gibi ele alınsa da aslında ilişkili şeylerdir. Evet insanlar kabul görmek onaylanmak, takdir edilmek isterler. Ama insanlar aslında sevilmek isterler. Oldukları gibi, ne haldelerse değiştirme veya şartlar koşmadan ve özellikle karşılığında sevgi beklemeden ve onlara tutkuyla bağlanmadan, sevilmek isterler. Böyle bir sevgi gördüklerinde ele geçirmek sahip olmak, o kişiyi hapsetmek ondan sürekli sevgi çekmek … Fakat işler böyle yürümez.

Sevgi pınarı olan özlüklerinde sevgiyi yaşayan insanlar, kimsenin tekeline girmeyen bir kaynak gibidirler. Su avuçlarınızın arasından akar gider. Sevgi açlığı süren insanlar o sevgiyi elde etmek için herşeyi yapabilir. Ama herşeyi.  Sevilmek için, topluluğun içindeki soytarı olmayı kabul ederler, angarya işleri kabul ederler, borç para verirler, kendi taleplerini yutarlar.

Çünkü açtırlar. En temel açlıktan, en gelişmiş açlığa kadar tümünde ortak olarak yürüyen doyma ve tekrar acıkma sürecinde yaşanan “yoksunluk krizi” tepkiseldir. Hırçınlaştırır, huzursuzlaştırır.

Sevgisini içinde kurutan insanlar giderek daha çok acıkırlar. O boşluğu başka insanlardan aldıkları sevgilerle doldurmak isterler.

Temelde bakıldığında aslında kendilerini objektif bir gözle sevmediklerini görürsünüz. Öz sevgisi olmadığından sevgi açlığı ilk önce kendisine yaşatılmaktadır. Bu saydığımız öz sevgisi, beğeni veya kendisine duyulan narsist tutku değildir. Çoğu zaman sevgi dilencileri bu boşluklarını ona en benzeyen narsist tutku ile doldurmak isterler. “Kimse beni sevmiyorsa ben kendimi severim” düşüncesine sarılırlar bilinçsizce….

Oysa kendini tutku ve öfkeyle dış dünyadan yalıtmak sevilen insanlara imrenmeyi arttırır. Kişi sevilmek istemektedir. Ve aldığı sevgi asla yetmemektedir.

Bu kısır döngü insanın sevgi dilenciliğini gün geçtikçe katlar. Böylece insan da ayağını katlar ve sakat numarası yapar, elini uzatır ve ilgi dilenir. Bir köprü kenarında yalnızlığına ağlar. Derin derin iç çeker, dünyada kimse onu sevmemektedir. En ilginci kendisi de kendisini sevmemektedir.

Eğer derin psikolojik tahlillere girerseniz bazen kabul edilmemiş onaylamamış bir çocuğa, bazense en başta onaylanmış sonra fiziksel ya da duygusal olarak terkedilmiş bir çocuğa ulaşırsınız.

Sevgi dilenmenin de sonu vardır. Bir dilencinin ötekine elini uzatması gibi. Zenginlik ansızın gelir. O bomboş olan kalp evrenle dolduğunda sevgi gelir. Lütuf ve sessizlik gelir. Hırçınlık yalnızlık kaygı ve kaçış gider.

Bir zamanlar sevgi dilenen kişi artık sevgi açlarının ve yolda kalmışların dostu olur.

“Sende bir hazine varken, neden benden bir dirhem istersin” sözü hem göklere hem yere nakşolur…

  Alıntı, Telif, Creative Commons nedir?


      Bu yazıyı sevenlere öneriler






  

  “Bir Köşede Sevgi Dilenmek” makalesi için 4 yorum var.
  1. Seviyorum seni Üstad, emeğine yüreğine sağlık. Teşekkürler bu güzel fikirleri ve düşünceleri bizlerle paylaştığın için.
    Sevgi ile kal…

  2. Müge Ablam biz de seni seviyoruz. Sadece ben değil üstelik seni tanıma mutluluğuna erişen herkes :)

    Ne güzel ki sizlerle paylaşabiliyorum. Bence bir şans :)

  3. Hocam gerçekten öyle güzel yazılar yazıyorsun ki, bilmiyorum burayı bana iş yerinden arkadaş söylemişti şimdi girip okumadan, görmeden yapamıyorum yüreğine sağlık …



  4. Emirhan İlhan

    Güzel olmuş gerçekten. Bir de ufak bir yanlış düzeltmek istedim okuduktan sonra. “Şey” kelimesi daima ayrı yazılır. Her şey, bir şey gibi. Yanlış anlamazsınız umarım, ufak bir düzeltme. :) Elinize sağlık.

    Editörün Notu: Kullanılan anlama göre bileşik ve ayrı olmak üzere her iki türlü yazımı da vardır. TDK’nın sürekli değişen politikaları ile şimdi ayrı yazılıyor. Ayrıca ekşi sözlükte konu üzerine tartışmayı da okuyabilirsiniz. http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hersey

* Bu sayfada yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Güneşin Tam İçinde veya yazar sorumlu tutulamaz.

YORUM YAZIN




* Yurtdışından yazan, Türkçe klavyesi olmadığından ğ, ş, ü, ç, ö, ı harflerini yazamayanlar için:
Lütfen üstteki klavye simgesine tıklayın ve mouse ile Türkçe harflere tıklayarak yorumunuzu yazın ya da buraya tıklayıp, yazınızı yazın ve "Türkçeleştirdikten" sonra, seçip kutuya yapıştırın. Teşekkürler.




YORUM YAZMADAN ÖNCE:


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;

* Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
* Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
* "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir.
* "Herkez" denmez "herkes" denir.
* "Yaaaa" çok laubali bir sözdür.
* "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
* "Yanlız" değil "Yalnız" denir.
* "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
* "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
* "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
* "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
* "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi
* "v" yerine "w" yazılmaz...
...
Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.

TÜRKÇE YAZ KAMPANYASI

* Eğer bu konuyla ilgili değil, güzel Türkçe kullanımı için yorum yazmak istiyorsanız, lütfen Türkçe Yaz Kampanyası'nın sayfasına buyrun.

* Web siteniz varsa lütfen "TÜRKÇE YAZ" kampanyasına katılın.
Sitenizi onur listemize ekleyelim. Detaylı bilgi için tıklayınız.



Güneşin Tam İçinde, özenle hazırlanıp araştırılan, yüzlerce orijinal yazı ve görselden oluşuyor. Dilerseniz ana sayfamıza göz atın, arşivimizden seçin ya da aşağıdaki kutuda aratın. İyi okumalar.



Google
 

GÜNEŞİN TAM İÇİNDE

2006 yılında kurulmuş, kültür sanat, bilim, sinema, fotoğrafçılık ve bilgisayar teknolojileri başta olmak üzere 756 konu, 2,940 yorum ve 25 kategori içeren orijinal içerikli sitedir. Makaleleri yazan ve siteyi tasarlayan Süleyman Sönmez'dir. Yazılar ve görseller yazılı izin alınmadan "alıntı" olarak dahi kullanılamaz.

Güneşin Tam İçinde, 2008 Blog Ödülleri yarışmasında Kültür Sanat dalında Türkiye 1.si olmuştur.
Detay için tıklayınız.

  Favorilere ekle Favori   Yazıcı  

Facebook'ta paylaşın! FriendFeed'te bahsedin!


Makalede kullanılan etiketler:
, , , , , , , ,

Yeni Konular

Yorumlar


Dosyalar - Altın Makaleler



Altın Yumurta

 
  • Volkan Yapmak
  • En akıllı hayvan?
  • Piezo Elektrik | Kristallerden Enerji
  • MEVLANA YILI | COSMIC DANCE | SEMA
  • Gerçeğin İz Düşümünde Yollar ve Yollar

  • Şans Yumurtanızdan çıkan yazılar, tıklayıp okuyun


    Dost Siteler

    bos
    bos
    bos
    bos
    bos
    bos
    bos



    Google Friend Connect'le
    Ekibe Katılın!


    Çevrimiçi Ziyaretçiler





    otelturtatilMutfak Ekipman İsm-iCam3d Gözlük | 3 Boyutlu Eğlence