Dünyada olan aslında sokağınızda oluyor, orada ölen aslında evinizde ölüyor. Orada ağlayan aslında hemen kahve makinenizin yanında çömelmiş hıçkırıyor ve orada aç olan aslında ayağınıza sarılıyor.
Ama insanoğlu olarak müthiş bir perdeleme yeteneğine sahibiz. Biraz bakıp kaçabiliyor ve “Sorun büyük hangisine yardım edeyim” deyip en ufak hareketten de vazgeçiyoruz. Gelişmiş ülkelerde uzaklık daha fazla. İnsanlara açlığı anlatmak, mahkumların durumunu ve dünyanın kalanındaki acıları anlatmak çok daha zor.
Bakmışlar olmuyor. Bir çok yerin fotoğrafını çekmişler. Sonra o fotoğraflara bu dünya sorunlarını eklemişler. Sonra bu yeni fotoğrafları afiş haline getirip tam doğru yere tabelalarla dikmişler. Açı ve mesafeniz doğruysa irkiliyorsunuz. Bir bakıyorsunuz bir Afrikalı hergün bindiğiniz otobüsünüzün yanında açlıktan bir deri bir kemik; bir adam köşe başında işkence görüyor, başları torbalı esirler çatılarda. Böylece görmemek için başınızı sürekli çevirmek zorunda kalıyorsunuz.
Sadece dürüstçe bakanlar o gözlere uzun uzun bakıyor ve gözyaşlarını tutamıyor…

Projeyi yapan grup: Amnesty International ( http://www.amnesty.org )
Proje açıklaması:
http://www.amnesty.ch/it/attualita/news/copy_of_abnon-accade-qui-ma-adesso.bb
Projedeki fotoğraflar (Mutlaka görün)
http://www.amnesty.ch/fr/actualite/news/nouvelle-campagne-d2019affichage-d2019amnesty/aiarticle_gallery_view?b_start:int=0
Haber ön bilgi için Fatih’e teşekkürler..




















atmosphere
13 Mar 2007
@ 09:57
Yapabilecek birşeyimin olmayışı konusundaki üzüntüm, bu resimleri gördükçe yine depreşti
Onlar yokmuş gibi davranmak da mümkün değil, müdahale etmek de..
elif
12 Aug 2007
@ 21:00
Bu tür resimleri gördükce icim burkuluyor.Bir yerler de insanlar acı cekiyor.Ben de gözlerinde perde olan insanlar gibi bu resimleri biraz bakıp “Sorun büyük hangisine yardım edeyim” diyip kaçmak istemiyorum ama onlara nasıl yardım edecegimi bilmemek beni daha çok üzüyor.