Kültür ve Sanat

Antonius’un Tiradı

Makaleyi dinlemek ister misiniz?

 

Sezar ölmüştür. Romalılar o öldü diye şenlikler düzenlemektedir. Sadık Marcus Antonius dayanamaz ve Sezar’ın cesedi başında Romalılara seslenir. Böylece olayların akışı değişir ve halk övdükleri Brutus’e karşı savaşır. Bu tiraddaki isimlerin yerine lütfen istediğiniz kişilerin adlarını koyup okuyunuz. Sevgilerimle.

antoniustriad
Görsel: imperiumromanum.com

“Dostlar, Romalılar, vatandaşlar, beni dinleyin… Ben buraya Sezar’ı gömmeye geldim, övmeye değil.

İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler ise çoğu zaman kemikleriyle beraber gömülür gider. Hadi Sezar’ınkiler de öyle olsun. Asil Brutus size Sezar’ın haris olduğunu söyledi; eğer böyleyse, bu ağır bir suç. Sezar da bunu pek ağır ödedi.

Şimdi burada Brutus’le diğerlerinin izinleriyle, çünkü Brutus şeref sahibi bir zattır; zaten hepsi, hepsi şerefli kimselerdir, evet müsaadeleriyle burada Sezar’ın cenazesinde söz söylemeye geldim. O benim dostumdu, bana karşı vefalı ve dürüsttü; lakin Brutus haris olduğunu söylüyor ve Brutus şerefli bir zattır.

Sezar Roma’ya birçok esir getirdi, devlet hazinelerini bunların kurtuluş akçeleri doldurmuştu. Acaba Sezar’da hırs diye görülen bu muymuş? Fakirler ne zaman ağlasa, Sezar’ın gözleri yaşarırdı; hırs daha sert bir kumaştan olsa gerek. Fakat gene Brutus onun için haristi diyor; Brutus da şerefli bir adamdır.

Siz hep gördünüz; luperkalya yortusunda ben kendisine üç defa krallık tacı sundum, üç defasında da reddetti; hırs bu muymuş? Yine de Brutus haristi diyor ve şüphesiz kendisi şerefli bir adamdır.

Ben Brutus’un dediklerini çürütmek için söz söylemiyorum, buraya bildiklerimi söylemeye geldim. Bir zamanlar siz onu hep severdiniz, bu sebepsiz değildi. Öyleyse sizi ona yas tutmaktan alıkoyan nedir?

Ey izan! Sen hoyrat hayvanlara sığınmışsın, insanlar da muhakemelerini kaybetmiş. Beni affedin. Kalbim tabutun içinde, şurada, Sezar’ın yanında, tekrar bana gelinceye kadar beklemeli.”

Yazan Shakespeare – Çeviri Nureddin SEVİN.

Aşağıda Youtube’dan eklediğim ünlü seslenişin videosu var.
(Oyuncu Marlon Brando 1953: MGM film Shakespeare’in Julius Caesar uyarlaması)

YOUTUBE KANALIM

https://www.youtube.com/suleymansonmez1?sub_confirmation=1

PODCAST KANALIM

Hangi platformu kullanıyorsanız, birini seçip takip edebilirsiniz, aynı içeriğe erişeceksiniz.

Süleyman Sönmez'in Sessizliği

LinkedIn:

https://www.linkedin.com/in/suleymansonmez

INSTAGRAM:

https://www.instagram.com/suleymansonmez/

FACEBOOK:

https://www.facebook.com/suleymansonmezofficial

TWITTER:

https://twitter.com/ssonmez

Telefon ve bilgisayarınıza bildirim almak için

Sayfanın yanında kırmızı bir çan simgesi var. Ona tıkladığınızda artık yeni yazılar için cep telefonunuzda bir bildirim çıkacak. İstediğiniz an iptal edebilirsiniz.

YAZDIĞIM E-KİTAPLAR

https://play.google.com/store/books/author?id=S%C3%BCleyman+S%C3%B6nmez

PATREON İLE SİTEMİZE MADDİ DESTEK OLUN

https://www.patreon.com/suleymansonmez

Etiketler

Süleyman Sönmez

Adım Süleyman Sönmez. Yıldız Teknik Üniv. Bilgisayar Programcılığı ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi olmak üzere iki üniversiteden mezun oldum. Sonrasında başladığım Uluslararası İşletme masterını terk edip hayata atıldım. Proje yöneticiliği, bilgisayar programcılığı, sistem analistliği, pazarlama / satış sonrası müşteri ilişkileri yöneticiliği, LEGO takım koçluğu, Web tasarımcılık, fotoğrafçılık, ISO9001:2000 kalite sistemleri sistem kuruculuğu ve iç denetimcilik, Teknoloji Okuryazarlığı müfredat yazarlığı, Bilgi İşlem Bölüm Başkanlığı, öğretmenlik, video düzenleme, Eğitim Teknolojileri Uzmanlığı gibi birbirinden farklı pek çok meslekte çalıştım. Bu kadar farklı iş neden? Dünyayı Da Vinci gibi yaşamak gerektiğine inanıyorum. Youtube kanalıma abone olarak takip ediniz. Youtube Web sitelerim: www.suleymansonmez.com , Büyükler Giremez Bana ulaşmak için lütfen ssonmez@gmail.com adresine eposta gönderin. Aşağıdaki simgelerden sosyal medya üzerinden takip edebilirsiniz. Twitter Instagram Linkedin Facebook

İlgili Makaleler

8 Yorum

  1. Ben de Marcus Antonius’un Türkçe kısa hayatını ekleyeyim. Alıntı ekşi sözlükten apoptosis’a aittir.

    “öncelikle julius caesar’ın hükümdarlık döneminde askeri yetenekleri, bedensel yetileri, sıkı sadakatiyle sezar’ın en güvendiği adamlarından biri haline gelen markus antonius, gençlik döneminde muhteşem fiziğiyle roma’da nam salmış ve pekçok romalı “evli” hanımı aşk oyunlarına dahil etmişti. ilerleyen dönemlerde ortaya çıkan alkol sorunundan dolayı fazla kaale alınmayan bir subay olarak kalmış olsa da yükselişi sezar’ın düşüşüyle birlikte hızlanmıştır.
    kendisi sezar’ın sadık bir öğrencisi olduğundan kısa zamanda sezar taraftarlarını etrafında toplamış ve oktavianus’a rağmen otoritesini sağlamlaştırmayı bilmiştir. ustası sezar gibi o da cleopatra’nın cazibesine kapılmış ve yine cleopatra’dan ikiz çocuk sahibi olmuştur. kendisini genellikle tanrı dionysos olarak tanınmak istemiştir. düştüğü zevk alemi askeri yeteneklerini gün ve gün köreltmiş, iktidar dalaverelerinde mağlup olmasına neden olmuştur. fulvia adlı bir karısı vardır. o öldükten sonra oktavianus’un kardeşi oktavia ile “ortak çıkarlar” nedeniyle evlenmiş ve iç savaşı bu evlilikle kısa bir süre de olsa önlemiştir.
    triumviratın en ateşli üyesidir. sezar’ın soyunun venüs’ten geldiğini ispatlamaya çalışması gibi markus antonius da soyunu herakles’e dayandırmıştır.
    savaşta daima cesur bir asker olarak hareket etse de ustası sezar’daki savaş dehası markus antonius’ta olmadığından zaferleri asla yeterince şanlı olamamış, siyasi kariyeri pekçok malubiyete sahne olmuştur.
    cleopatra’ya karşı hissettiği şehvet duyguları kendisini roma’dan uzaklaştırmıştır. oktavianus’a yenildikten sonra kendini kılıcının üstüne atarak intihar etmiştir.”

  2. İpek Hanım değerli yorumunuza teşekkür ederim. Antonius’un hayatını yazıya ayrıca eklemedim. Seslenişin çarpıcı etkisi bozulmasın diye. Yani ansiklopedik bilgi gibi durmasın diye. Sadece isimden İngilizce Wikipedia sayfasına link vermiştim. Sizin yorumunuzla konuya yeni olanlar için açıklık geldi. Sağ olun.

    Hakkı dostum çok değerli bir bilgi. Antik uygarlıkları ve Roma gibi İmparatorlukları ayrı bir keyifle izliyorum. Yaşam şekilleri davranışlarının çeşitliliği beğenelim, beğenmeyelim kültürel zenginliğimizi arttırıyor. Filmi bulup izlemek isterim.

  3. Bu çeviri Nureddin SEVİN ‘e aittir lütfen gereken düzenleme yapılsın, yanlış yönlendirmelere neden oluyor.

  4. Asaf Bey,

    Evet, Nureddin Bey’in aynı esere ait çevirisi vardır. Ancak Sabahattin Bey’in de çevirisi var. Basılı birer kopyasını bulabilmek lazım net bir karşılaştırma için.

    * Julius Caesar. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1966.

    * Julius Caesar. Çev. Nureddin Sevin. 1942. Ankara, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları,1992.

    Şuradan bakabilirsiniz şimdiye dek yapılan çevirilere.
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Julius_Caesar_(oyun)#T.C3.BCrk.C3.A7e.27ye_.C3.A7eviriler

  5. Buyrun Sabahattin EYÜBOĞLU çevirisi;

    dostlar, romalılar, yurttaşlar, dinleyin;
    ben caesar’ı gömmeğe geldim, övmeye değil.
    insanın ettiği kötülük yaşar ardından,
    iyilikleriyse toprağa girer kemikleriyle.
    bırakın, öyle olsun caesar için de.
    soylu brutus muhteris dedi caesar için:
    öyle idiyse, ağır bir suç bu,
    ve caesar bütün ağırlığıyla ödedi suçunu.
    burada brutus ve ötekilerinin izniyle
    (çünkü brutus şerefli bir insandır,
    ötekiler de öyle, hep şerefli insanlardır)
    konuşmaya geldim caesar’ın cenazesinde.
    dostumdu; vefalı ve dürüsttü bana karsı;
    ama brutus muhterisdi diyor:
    brutus şerefli bir insandır.
    caesar nice esirler getirdi roma’ya,
    fidyeleriyle devlet hazineleri doldu:
    bundan ötürü mü muhteris göründü caesar?
    fakirler ağlayınca gözleri yaşarırdı;
    bir muhteris daha katı yürekli olsa gerek,
    ama brutus muhterisdi diyor,
    brutus’sa şerefli bir insandır.
    geçen bayram hepiniz gördünüz,
    krallık tacını üç kez sundum ona,
    üçünde de almadı. ihtiras denir mi buna?
    ama brutus muhterisdi, diyor;
    brutus’sa şerefli bir insandır, şüphesiz.
    ben brutus’a karşı konuşmuyorum, hayır;
    bildiğim kadarını söylüyorum yalnız.
    hep sevdiniz onu bir zamanlar,
    boşuna da değildi, elbet sevginiz;
    sonra ne oldu da yanmıyorsunuz ölümüne?
    ey düşünce, yırtıcı hayvanlar arasına kaçmışsın;
    insanlar yitirmiş akıllarını… bağışlayın beni;
    yüreğim şurada şimdi, caesar’ın tabutunda:
    konuşamam dönünceye kadar bana

    Bu çeviri işbanksı yayınları Sabahattin Eyüboğlu çevirisine aittir.

  6. Asaf Bey çok teşekkür ederim düzelti talebiniz için. Bir hatadan dönmüş olduk. Yazıdaki çevirmen ismini değiştirerek düzeltiyorum.
    Makalede kullandığımız çevirinin Nureddin Sevin’e ait olduğu anlaşılıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı