Yiğitlikle, imkansızlık arası bir noktada yaşamınıza ne kadar değer verirsiniz? Tüm aklınız kaçmayı emrederken ve yer düşmanın adımlarıyla sarsılırken ne yaparsınız? Ardınızda sizin ne yaptığınızı bile anlamayan bir toplum varken kendinizi feda eder misiniz?

“300 Spartalı / Orijinal Adı 300 ” filmine önyargılı girdiğimde sinema çok dolu değildi. Politik görüşlerin seslendirildiği Batı dünyasının yüceltildiği ve Pers İmparatorluğu’nun aşağılandığıyla ilgili yazılar okumuştum. Ancak filmin görsel yönden çok güçlü olduğu söyleniyordu. Film Frank Miller’in çizgiromanı olan 300 Spartalı’dan uyarlanmıştı. Yönetmenin (Zack Snyder) Sin City (Günah Şehri) filminde bilgisayarla gerçek görüntüleri harmanlama teknolojisi kullandığını da biliyordum. Bu filmin fragmanları da çok etkileyiciydi.
Daha çok merak ettiğim Pers İmparatoru Xerxes’in (Türkçe Serhas diyoruz) , Thermopylae (Türkçe Termofil ) savaşında bir milyon civarında olduğu tahmin edilen gücüne karşı , 300 Spartalı’nın nasıl karşı durduklarını görmekti. Yani işin mesaj kısmının tek taraflı ve çarpıtılmış olduğunu anlamıştım savaş taktiklerini görmek istiyordum.

Filmin kasvetli kahverengi ve yeşil tonlaması olağandışı bir netlik veriyordu. Çizgiromanda görülen karakterlerin netleşmesine benzeyen güçlü hatlar çiziyordu. Güçlü hatlar derken(!) filmi izleyen herkesin “Bu kadar çok kaslı adamı nereden bulmuşlar?” dediklerini tahmin ediyorum
( Seyredin çevrenizi herkes vücut geliştirme salonlarına önümüz de yaz zaten. )
Üstelik son derece çevik hareket eden, koşan, kılıç, mızrak sallayan kalkanları ile dans eden 300 savaşçı. Genel olarak bakıldığında senaryo maço bir yapı üzerine kurulu. Tamamen hormonlara oynuyor. Acıması olmayan, korkunç denebilecek bir eğitimden geçerek büyüyen Spartalılar’ın düşman karşısında geri çekilmemeleri, asla teslim olmayışları destansı övgülerle süslenmesine karşın bugünün dünyası için korkunç bir ölümcül beyin yıkanması gibi. Gerçek dünyada olduğu gibi keskin bir gücün akıllıca idare edilmesi gerekli.
“Oklarımızdan güneş kararacak” dedi Persli Elçi ve Spartalı Diekenes güldü. “Öyleyse bizde gölgede savaşırız”
Hikayenin arka planında ilerleyen Sparta Kralı Leonidas (Gerard Butler) ve kraliçesi arasında yaşanan aşk ise güçlü bir vatanseverlikten besleniyor gibi durmasına karşın yine de vahşi bir koşullanmanın devamlılığını sağlıyor.
Filmin akışı içinse bir çok kişi gibi ben de Cüneyt Arkın abimizi saygıyla anıyorum. En azından o gerçekten kale surlarından atlar, gerçekten figüranların sağı solu kırılırdı

Ancak savaş sanatları izleyicisi olarak baktığımda olağanüstü bir koreografi izleyeceğinizin garantisini veririm. İki mızrak ve kılıç savaşçısının eş zamanlı olarak kalkanları ile düşman içinde savaşmaları ve kalkanlarıyla sırtlarına koruma yapmaları gibi figürler beyazperdede az görülen yaratıcılıkta.
Gelelim Perslerin aşağılanmasına, dünyada büyük bir İmparatorluk kurduğu halde aklı başında olan, egosu normal olan, veya cinsel tercihleri normal olan kaç tane İmparator sayabilirsiniz? Düşünün, Büyük İskender, Jül Sezar, Cengiz Han?
Ancak Perslerin geniş kültürünün filmde acımasızca basite indirildiğini ve bunun amaçlı olduğunu kabul ediyorum. Özellikle günümüz İran’ının Pers İmparatorluğu’nun devamı olduğunu düşünürsek ve BM kararları ile İran’ın nükleer geliştirme programlarına yönelik politik kıskacı düşünürsek. Ancak yinede zamanının en bilge İmparatorlarından biri kabul edildiği söylenen Pers İmparatorunun her yeri piercingli, efemine bir dev gibi anlatılmasını hayretle karşılıyorum. Öyle ki Yunanlılar dahi filmin tarzından rahatsız olmuş eleştirmenleri Amerikalılar tarih cahili demekten kendilerini alamamış.
Çünkü bu İmparator’un Çanakkale Boğazı’nda yanyana demirlemiş gemileri köprü yaparak milyonluk ordusunu geçirdiği anlatılır.
Bakın gerçekte Pers İmparatoru nasıl birisi:
http://en.wikipedia.org/wiki/Xerxes_I_of_Persia
http://tr.wikipedia.org/wiki/Serhas
Uzun lafın kısası eğer politik yönünü ve arada bazı replikleri aptalca ve yanlı buluyorsanız (bence bulun !) film boyunca huzursuzlanacaksınız. Ama kan görmek beni tutmuyor, kaslı savaşçıların cesaretini göreyim diyorsanız, film tam aradığınız aksiyona sahip.
Film bilgisayar animasyonculuğu açısından inanılmaz perspektifler ve görsel efektlere sahip. Bu filme giripte hiç etkilenmemek zor gibi. Unutmadan filmin müzikleri şaheser düzeyinde. Hareketlerin akıcılığına kapılıp dinlemezlik etmeyin.
Tarihsel açısından öneriler: Heredot’un tarihsel anlatımlarında görülen olaylar biraz farklı gelişiyor. Mesela Heredot rakamları, savaşa alanını farklı veriyor. Okumakta fayda var.
Herodot Tarihi — Polymnia Kitabı
Savaşı Wikipedia’da okuyalım:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Termofil_Sava%C5%9F%C4%B1 (Türkçe Anlatım)
http://en.wikipedia.org/wiki/Battle_of_Thermopylae (İngilizce Anlatım, madde uzmanlar dışında katılımcılara kapalı demek ki Amerikalılar ve İranlılar hatta nereyse tüm ülkeler arasında kültürel bir düzeltme yarışı olmuş!)
“Git, Spartalılar’a söyle, buradan geçen yabancı, burada, kanunlarına itaat eden bizler, yatıyoruz.”
Oyuncular:
Gerard Butler (Sparta Kralı Leonidas) , Lena Headey (Queen Gorgo) , Vincent Regan (Kaptan) , David Wenham (Dilios) , Dominic West (Theron) , Michael Fassbender (Stelios) , Rodrigo Santoro (Xerxes) , Andrew Tiernan (Ephialtes)
Kaynakça:
http://300themovie.warnerbros.com/ Orijinal Film Sitesi
http://wwws.tr.warnerbros.com/300/ Türkçe Sitesi
http://www.beyazperde.com/filmyorumlari/3144 Filme yorumlar sayfalar dolusu ![]()
http://www.flickr.com/photos/canburak/sets/72157594412144516/ (Fotoğraf Galerisi)
http://www.imdb.com/title/tt0416449/ (IMDB’de film)
http://tr.wikipedia.org/wiki/300_%28film%29 (Vikipedi’de film)
Karakterlerin oyuncaklarını satın almak için:
http://www.wbshop.com/cat/300/Figures/



















Emre Koçak
26 Mar 2007
@ 16:58
Filmi henüz seyretmedim. Ama çizgi romanı okuyorum şimdi. Gerçekten çok güzel. Çizimler, anlatım çok iyi. Filme de gideceğim sınavlar bitince..
Süleyman Sönmez
26 Mar 2007
@ 19:55
http://www.pixelmagicfx.com/features/300/300main.htm adresini Atilla söyledi. Tam aradığım şey. Filmin dijital olarak nasıl yapıldığını gösteriyor. Mavi odada çekilen filme efektler ve sanal çevre ekleniyor. Aynı şekilde çizgiromanı merak ediyorum
Emre Koçak
26 Mar 2007
@ 20:47
hocam bence en kısa zamanda edinmelisiniz çizgi romanı.
Serkan Hüner
19 Apr 2007
@ 12:18
Bu filmi arkadaşım tavsiye etti ve mutlaka izlemem gerektiğini defalarca söyledi. Çok etkilendiğini sanıyorum. En kısa zamanda vakit bulursam izliyeceğim.
Süleyman Sönmez
21 Oct 2007
@ 01:23
Çizgiromanı sağolsun Emre getirince okudum, gördüm. Bence filmden çok daha farklı bir havadaydı ve çarpıcıydı.
Enis Alaçam
28 Dec 2007
@ 23:38
Gerçekten çok güzel ve etkileyici bir film. Hala izlemeyen varsa şiddetle tavsiye ederim çünkü harika bir film olduğu kesindir.
pligg.com
27 Mar 2008
@ 15:45
300 Spartalı…
Bu filmi izlemişsinizdir ama bir de tarih gözünden bakın anlatılanlar doğru muydu?…
Sinan Taga
27 Mar 2008
@ 20:04
Zaten filmin yönetmeni, ne de hikayenin asıl yaratıcısı olan F. Miller asla filmin tarihsel bir dayanağı olduğunu iddia etmiyorlar. Hatta filmle ilgili herkes. Filmin özellikle tarihe bağlı kalmadığını hikayeyi kendine göre anlattığını söylüyor.
Burada amaç tarihsel bir film ortaya koymak değil, bir çizgi romanı sinemaya aktarmak.
Miller her fırsatta, filmin tarihle bağlantısı olmadığını, çocukluğunda seyrettiği bir filmden sonra kahraman kelimesinin kendisinde yarattığı değişikliği ve bu hikayeyi sadece kendi hayal gücü ile tekrar yarattığını söylüyor.
Durum böyle olunca ben filmin Persler’i aşağıladığını düşünmüyorum. Çünkü kimsenin Persler gerçekten böyleydi gibi bir söylemi yok. Aksine zaten böyle olmadıkları açıkça kabul ediliyor.
Bence bunu bir masal gibi düşünmek lazım. Her anlatılan masalda anlatıcının anlatılanı abarttığı gibi.
Bu arada filmde geçen konuşmalardan bazıları gerçekten tarihte var olmuş repliklermiş.
İlk olarak, “toprak ve su” gerçekten Serhas tarafından istenen bir şey.
Elçinin Kraliçe Gorgo için bu kadın nasıl konuşuyor dediğinde kraliçenin sözü “Çünkü sadece Spartalı kadınlar gerçek bir erkek doğurabilir” sözü de gerçekten söylenmiş. Ama Persli bir elçiye değil, kendisine erkekler arasında nasıl konuşabildiğini soran Yunanlı bir kraliçeye.
“Öyleyse gölgede savaşırız” sözü de düşmanın okları için uyarılan Diekenes tarafından gerçekten söylenmiş bir söz. Bugün ise Yunan Ordusu’nda kullanılıyor.
Spartalı, kalkanınla ve onun üstünde dön” ise savaşa giden askerler kadınları tarafından söylelen genel bir söz.
Persliler, Spartalılar’a kılıçlarını bırakmalarını söyledikleri zaman Leonidas’ın cevabı “Gelin ve alın” de Herodotus’a göre gerçekten söylenmiş.
Leonidas’ın sözleri “Git, Spartalılar’a söyle, buradan geçen yabancı, burada, kanunlarına itaat eden bizler, yatıyoruz.” de bu şekilde ya da benzer bir cümle ile söylenmiş. Hatta savaşın olduğu yerde bu yazılar yazıyor.
Süleyman Sönmez
28 Mar 2008
@ 01:03
Sinan yorumların çok güzel makaleye çok değerli katkılar sağlamış. Teşekkür ederim.
Turkmag
28 Mar 2008
@ 01:29
Sevgili Sinan Taga sözleri ağzımdan almışsınız. Bağlantı vermem gereksiz. Benim yazdığım yazıda da özellikle bu konulara değinmiştim.
Hatta bu çevrilen 2. 300 filmidir. İlki 1962 yılında çevrilmiş, hatta Frank Miller bu filmi izledikten sonra (kendi sözleridir…) bu filmi çevirmeyi hep hayal ettiğini söyleyecektir.
Sevgiyle…
Not: Sevgili Sönmez hocam, biraz önce dikkat ettim 3 dk arayla ekledik yazılarımızı imleme sitelerine. Pes doğrusu
Süleyman Sönmez
28 Mar 2008
@ 01:51
Turkmag yazının linkini neden eklemedin ve yorumlarında neden hep bu kaygı var ki
Yabancı değilsin. Güzel yazdığın yazıların linklerini çekinmeden yorumlarına ekle. Ben de gelip okuyorum.
Aynı konu üzerinde kaliteli yazılmış ve farklı bakış açılarını bilgiyi sunan yazıları okumak ayrı bir keyif.
Bu zihinlerin çalışma şekillerini de sunuyor. Bir de sanatçılar elbette bir çok şeyden etkileniyor.
Mesela Stephen King olağaüstü Kara Kulesi’nin esin kaynağı olarak oldukça uzun bir liste çıkarmıştı. Ama herşeyi başlatan sadece bir şiiri okumasıydı.
Yorumlarını her zaman beklerim.
Turkmag
28 Mar 2008
@ 02:09
Eksik olmayın. Web siteniz bölümü de yeterli benim için. Bir de bizim domain mantığımız biraz farklı. Kategori ve alt kategoriler olduğu için uzun oluyor biraz
Diğer yandan biz böyle gördük desem? Sizi tenzih ederek söylüyorum. Bazen adıma bile link koyarken “acaba” diyorum.
Küçük bir ayrıntı daha. Bu destan filmi geçen sene 18 Mart çanakkale şehitlerini anma haftasında yayına verilmişti.
Bir yanda kurgusal bir kahramanlık destanı, diğer yanda malumunuz 18 mart destanı. Garip gelmişti bana. Onu da kısmen işlemiştim 18 mart konulu yazımda.
Sevgiyle.